Aile şirketlerinde roller

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şirketlerin çok büyük bölümü aile şirketleridir.
Türkiye’de yapılmış bir araştırma olmamasına karşın ABD’de aile şirketlerinin %12’si üçüncü kuşağa ve ancak %3’ü dördüncü kuşağa kadar devamlılığını sürdürebilmektedir.

Büyük ölçekli aile şirketlerinde belli bir aşamada kurumsallaşma yönünde adımlar atılmakta ve profesyonel yönetim kadroları, organizasyonlar oluşturulmakta; aile bireyleri ise icracı görevler yerine şirketlerin yönetim kurullarında görev alabilmektedir.
Ekonomimizin motoru olarak kabul edebileceğimiz, sayıları 3,2 milyona ulaşan KOBİ’lerin ise hemen tamamı aile işletmeleridir ve aile bireyleri tarafından yönetilmektedir.

Aile şirketleri ilk başta tek kişi tarafından kurulsalar dahi ilerleyen yıllarda kurucunun çocuklarının da işe dahil olmasıyla şirket içerisinde ortak olsun yada olmasın aile bireylerinin sayısı artmakta ve aile bireyleri, ortaklar arasında pek çok sorun ortaya çıkmaktadır.

Peki, aile şirketleri yada çok ortaklı şirketler başarılarını ve büyümelerini kuşaklar boyu nasıl sürdürecekler?
Tek çare profesyonel yönetimler mi oluşturmak?
KOBİ’ler profesyonel kadro oluşturma maliyetine katlanabilir mi?
Şirketin bütün fonksiyonlarında profesyoneller olursa aile bireyleri ne yapacak?

Leaders’ Coach olarak uzun yıllara dayalı tecrübelerimizin ışığında aile şirketi ve çok ortaklı KOBİ’lerimize önerdiğimiz şirketin kurumsal bir yapıya kavuşturulmasıdır. KOBİ’lerin kurumsallaşması şirketin sadece profesyoneller tarafından yönetilmesi değildir.

KOBİ’lere özgün kurumsallaşma anlayışımızın temel unsurları şöyle özetlenebilir:

  1. Ortaklar vizyon, değerler ve yönetim ilkeleri konusunda mutabakat sağlarlar.
  2. Aile bireyleri yada ortakların tıpkı profesyonel yönetici ve çalışanlar gibi rolleri, sorumlulukları, yetkisi olan ve olmayan alanlar belirlenir.
  3. Rollerin belirlenmesinde kişilerin hisse oranları yada yaşları değil; bilgi, beceri ve yetkinlikleri esas alınır.
  4. Şirket hissedarlığı ile şirketteki görevler birbirinden bağımsız işlevlerdir ve ortaklar iki farklı şapkayı taşıdıklarını bilirler. Bazı hissedarlar profesyonel bir yöneticiye bağlı olarak çalışabilirler.
  5. Şirket sistemler ve kurallar bütünü ile yönetilir. Sistemlerin varlığı sürdürülebilirlik ve iyi yönetim standartlarının yükseltilmesini sağlar.
  6. Karar alma mekanizmaları objektif kriterlere bağlanmıştır ve tanımlıdır.
  7. Şirketin en tepe noktasında yer alan ortak, tıpkı bir profesyonel yönetici gibi tüm hissedarlara hesap verebilir durumdadır ve şirketi şeffaflık prensibi ile yönetir.
  8. İkinci kuşak aile bireylerinin şirkete katılmadan önce başka işlerde çalışarak farklı deneyimler edinmesi tercih edilir. Bunun yapılamadığı durumlarda ise şirket içerisinde alt kademelerden işe başlatılarak deneyim kazanması hedeflenir.

Başta KOBİ’lerimiz olmak üzere tüm şirketlerimizin kurumsallaşma ve iyi yönetişim ilkeleri konusunda daha ileri adımlarla başarılarını kuşaklar boyu devam ettirmelerini dileriz.